7.20.2008

Biraz tebessüm için okuyun.

TALAŞ

Padişahlarımızdan biriçok ii bir kişiliğe sahip çok iyi bir lider vasfında ve çok yardım severmiş.Ama bir küçük kusuru varmış aslında kusur bile sayılmazmış ama çevresindeki vezirleri ve devletin ileri gelenleri bu durumu yakıştıramıyormuş padişaha. Bu kusuruda şuymuş adişah telaş kelimesini söyleyemiyor telaş yerine talaş diyormuş. Onu ençok seven veziri kendi kendine demişki ; ben padişahın bu kusurunu güzel bir şekilde ona göstermeli ve bu hatasını telafi etmeliyim.
Ülke savaş haline girmiş ve padişah bütün vezirlerine danışmanlarına bir gün sonra sabahın erken saatlerinde saraya gelmelerini emir buyurmuş. Bu tam vezirin arayıpta bulamadığı fırsatmış.Bu iki kelime arasındaki farkı padişaha bir olay bahane ederek anlatacakmış. Bir sonraki gün bütün vezirler danışmanlar padişahın dediği gibi erkenden sarayda hazır bulunmuşlar ama bu vezir ortalarda yok. Padişah diğerlerine sormuş soruşturmuş kimsenin haberi de yok. Neyse saatler sonra vezir saraya gelmiş ama o kadar yorgun ve bitkin bir görünümü varmış ki Padişah sormuş ;
-hayırdır ne oldu?
-sormayın padişahım başımıza gelenleri.
-anlat meraklandırma beni.
-padişahım bizim evde bir talaş mangalı var.
-eee
-bugün çocuklar o talaş mangalını devirdiler.onlar mangalı devirince biz de bir telaş
-ee
-tabi biz o telaşla talaş mangalını düzeltelim edelim derken talaşlar evin yarısını yaktı.telaşımız arttı talaşlar sönmedi.
-eee
-en sonunda konu komşunun yardımıyla telaş etmeden talaşları söndürdük evi kurtardık çok şükür. İşte o yüzden geç geldim efendim.
padişah arkasına yaslanmış ve demiş ki boşuna talaş etmişsin.

1 yorum:

ulasesen dedi ki...

paylaşım çok güzeldi elinize emeğinize sağlık
minare ne kadar yüksek olursa hoca bildiğini okur selamlar...